Aglayan Bebekler
İnsan yavrusu diğer canlılara göre daha uzun bir hamilelik sonrası dünyaya gelir ve erken yıllarda inanılmaz hızlı bir şekilde gelişir. Bu yüzden bebeklik cağı fazla üzerinde durulması ve hassas davranılması gereken bir dönemdir. Burada anne ve babanın çocuğu korumak, beslemek onun ihtiyaçlarını yerine getirmek ötesinde bazı davranışlara dikkat etmesi gereken noktalarda vardır.
Bebekler dış dünyayı anlamaz bu yüzden iletişim çok önemli değildir diye yanlış bir inanış vardır. Son yıllarda yapılan çalışmalar bebeğin anne karnında neler öğrendiğini bulmaya yöneliktir.
Bebek dünyaya ilk geldiği andan itibaren konuşmalara, duygulara, dokunmalara anlam veriyor ve öğreniyordur.
Lütfen erken dönemden itibaren çocukların gözlerine bakarak konuşun ve onlara dokunun. Bu ilgilenme öncelikle bebeğin ihtiyaçlarının karşılanmasıyla oluşur.
Acıktığını düşündüğünüz zaman besler, altını kirlettiğinde ise temizlersiniz. Onu sıcak tutar ellerinizde yumuşak yumuşak sallarsınız. Bu davranış bebeğe ben değerliyim, beni istiyorlar, ben buraya ait'im duygusunu pekiştirir ve hayata bağlanmasını arttırır.
Bebeğin sallanması daha anne karnındaki var oluş döneminde yaşadığı ve hoşuna gittiği bir alışkanlıktır. O yüzden birçok aile bebeklerini sakinleştirmek için ona ritmik sallanma, ninni söyleme tarzında hareketler yapar. Bunlar yanlış şeyler değildir. Fakat bunları yaparken anne karnındaki bir bebeğin zorlanmayacağı kadar yumuşak şefkatli ve rahat yapmak gerekir.
Bazen uykusuz geceler oluyor. Buda emzirme sonrası ya da sebebini bilmediğiniz kolik ağrılardan oluşabiliyor. Bu sırada çocuğu sakinleştirmek için en çok yapılan hata da o sırada çocuğu sersemletecek şekilde ayakta ya da battaniyede sallamaktır. Bu şekilde sallamak kötü bir şey değildir fakat bunu fütursuzca sallanacağı şekilde yapıldığında beyinde zedelenmelere, kanamalara küçük küçük yaralanmalara sebep olur. Bu çocukta belki görünür bir hastalığa sebep olmaz ama öğrenme sorunlarına, dikkat problemlerine ve ileride bir sara hastalığına sebep olabilir.
Altı aydan önce birçok çocuk başlarını tutmakta zorluk yasar. iki bucuk üç aylıkken baslarını tutabilseler de, omuzlarından yada ileri geri salladığınızda çocuk kaslarını iyi tutamadığı için beyni de kafa tasının içindeki suyun içinde sağa sola çarpıp duracaktır. O yüzden birincisi çocukları sakinleştirmek için biraz onların kendilerini sakın tutmalarını öğrenmeleri için fırsat tanıyın. Her ağladığında hemen sakinleştirmek için uğraşmayın. Karnı toksa, temizse, ,sız mutluysanız, ev içinde çocuğu gerecek bir gurultu, korkutucu bir ses yoksa her şey yolunda görülüyorsa çocuğunuzun sırtını ve karnını hafif hafıf okşayınız.
Masaj yapmak ve dokunmak bir insan için çok değerlidir. Dokunularak, sevilinerek büyütülen çocuklar daha sağlıklı ve hızlı büyürler. Daha çabuk hareketlenirler. Kasları daha iyi olur. O yüzden halk arasında bebeği yıkadıkça büyür sözü doğrudur.
Dokunma, gözünün içine bakıp konuşma, sakın hareket etmek bunun yanında da bol bol iletişim ve güvenli bir ortam gerekir. Güvenli ortam demek çocuğun anı seslerden ısı değişikliklerinden gurultulu kavgalardan uzak kaldığı bir yerdir. Çocuk kendini sakinleştirmeyi öğrendikçe annenin onu uyutmaya sallamaya koşturmaya ihtiyacı olmaz. Bebekler düzenli hayatı severler.
Çoğunluğu sabah namazında uyanır ondan sonrada gün ağarırken kalkar aksamlığın da güneş batarken bir hüzünlü ağlamaları olur ama belli bir saatten sonra uykuları gelir. Fakat modern yasam anne-babaları evde geç yatmaları televizyonu çok yoğun olarak ev içinde kullanmaları bazen çocuğun döngüsünü olumsuz etkiler.
Kundak eskisi gibi kullanılmıyor çünkü kalça çıkığı acısından bazı sıkıntılar yaratıyor ama sizlerde bilirsiniz çocukların kollarının bacaklarının hafifice battaniyeleriyle sarılmaları bunlar içinde sıkıştırılmaları bebeklerin uykuya dalmasını kolaylaştırır. Onun yerine sersem edip hanı ‘’bu hayat çok zor uyuyup da kurtulayım’’ boyutuna çocuğu getirmemek acısından lütfen çocukları zorlayacak şekilde sallamayalım. Sinirlenince omuzlarından tutup onları hırpalamayalım.
|
|
|
|
|
|
 |
|
Leyla Alkas |
 |
Çocuk Eğitiminde Tarafsız Pedagojik Yaklaşım
Yumurcak TV Genel Yayın Anlayışı
“ Programın, çocuğumun fiziksel ve zihinsel gelişimine bir katkısı var mıdır? Televizyon, pasif bir aktivite olmak zorunda değildir. Çocuğun kendi kendine sorgulamasına, merakının kamçılanmasına neden olmalıdır. Bu programa saygım var mı? Aileler, çocuklara yönelik tüm yayınları sevmek zorunda değildirler. Ancak, bu programların çocukların gelişim aşamalarını anladığını ve bunlara saygı ve özen göstererek hazırlandığından emin olmaları gerekir. Çocuğum bu programda kendini buluyor mu? Bu programın yapımcıları çocuğumu nasıl algılıyorlar? ”...
Uzman Psikolog Görüşü
Bizler; “çocuk gönüllüleriyiz.”
Çocuğunuzu emanet ettiğiniz “kadim kapı komşunuz” ve “yüreğiyle çalışan dostlarız”.Birlikte büyüme yolculuğumuz sürüyor….
Selam ve sevgilerimizle,
Yumurcak TV Ekibi adına Meryem Akbal
Yumurcak TV, çocukların dupduruzihinlerini kirletmeksizin, onların
saflığına yaraşır, TEMİZ ve NEŞELİ bir ekran olmayı amaçlamaktadır.
Amaçlarını gerçekleştirmek için aşağıdaki ilkeler doğrultusunda titiz bir
yayın anlayışı takip etmektedir.
|
|
|
 |
|